İş Görüşmesine Giderken Dikkat Edilecek 10 Unsur

Günümüz iş dünyasında artık herkes şüphesiz ki “ekmek aslanın ağzında” sözünü kabul etmiştir. Ya da henüz böyle düşünmüyorsanız, merak etmeyin çok kısa sürede iş dünyası kendisine gerçek yüzünü gösterecektir J Hal böyleyken, o hayal ettiğiniz şeyler maalesef pekte toz pembe hayalleriniz gibi olmuyor. İstediğiniz / sevdiğiniz işi yapmak, dolgun ücretler, hafta sonu tatilleri, şirketinizin düzenlediği seyahatler ve eğlenceli yemekler bu iş dünyasında 2. Hatta 3. Planda kalabiliyor.

Bu sebeple, istediğiniz bir işi alabilmeniz için artık önceki dönemlerden çok daha fazla çalışmalısınız ve de diğer sizin pozisyonunuzda çalışmak için aday olan “rakiplerinizden” daha iyi olduğunuzu iş veren kısmına ispat etmelisiniz. Tabii bu tahmin edildiği üzere, pek kolay olmuyor. Bu yüzden şimdiye kadar deneyim edindiğim ve sizlere yararı dokunabileceğini düşündüğüm bazı bilgileri maddeler halinde size yazmayı düşündüm. Umuyorum sizlere yardımcı olabilirim.

Öncelikle düzgün bir CV ile işe başlayalım.
Öncelikli olarak, artık herkesin bir CV’si olduğunu unutmayalım. Lakin CV hazırlama işi, internette hazır bir şablon kullanılarak yapılabilecek kadar da basite indirgenmemeli. Çünkü siz dilediğiniz kadar yabancı dil bilin, ana diliniz gibi konuşun. Ya da birden çok üniversiteyi, üstün başarı ile bitirin. Bunların hiçbir önemi yok. Mühim olan, yaptıklarınızı karşı tarafa doğru ve etkili şekilde lanse ederek sunumdaki yeteneğinizi karşıya gösterebilmek. Düzgün, okunaklı, anlaşılabilir ve de dolgun bir CV sizi daima bir adım öne taşıyacaktır. Bu yüzden lütfen baştan savma bir CV ile iş görüşmesine gitmeyiniz.

İş görüşmesine gitmeden önce referanslarınızı sağlamlaştırın.
İş görüşmesi esnasında, başvurduğunuz şirkete göre sizlerden 1 ila 3 arasında bir referans isterler. Genelde bu, çok samimi olduğumuz aile dostları ya da staj esnasında çok iyi anlaştığımız kişiler olurlar. Şirket, sizi işe almadan önce bu kişileri tek tek arar ve hakkınızdaki düşüncelerini onlardan alırlar.

İş görüşmesine gitmeden önce, referans olarak ilettiğiniz kişilerle iletişime geçerek başvuracağınız iş ile alakalı kendilerini bilgilendirerek, bu işi neden istediğiniz ve de planlarınız ile alakalı kendileriyle bilgi alış verişinde bulunun. Böylece referanslarınız sizler hakkında bilgi verirken, aynı zamanda başvurduğunuz iş ile alakalı da şirkete bilgi vererek sizlerin bu iş için doğru kişi olabileceğiniz konusunda biraz daha iknaya sahip olabilirler.

Başvuracağınız pozisyon ve şirket hakkında araştırmalar yapın.
Pek çok şirketin insan kaynakları departmanı ( hatta tamamı bile desek abartmış olmayız ) sizi işe almayı düşünsün / düşünmesin şirket hakkında bilgi vererek, ne kadar büyük bir şirket olduklarını ve de dünyada tek olduklarını vs. size anlatarak giriş yapacaktır. Bu durum her ne kadar onlar tarafından da sıkıcı olduğu bilinse de, artık bu bir kural ve de kurallar uygulanmak için koyuluyor.

Bu sebeple, şirket hakkında önceden bilgi sahibi olarak sunum esnasında insan kaynakları departmanının takıldığı yerlerde çok göze batmadan bazı ufak düzeltmeler yaparak onların gözünde şirket hakkında bilgi sahibi olduğunuz imajını yaratabilirsiniz. Bu size daima artı puanlar katacak, başvuru formunuzun muhtelif bazı bölümlerine küçük küçük notlar alınmasını sağlayacaktır.

Aynı zamanda görüşmeniz esnasında başvurduğunuz departmanın neden size ihtiyaç duyduğu ve de sizin bu işe alınmanız durumunda bu departmana neler katabileceğiniz ile ilgili olarak bilgiler verebilirsiniz. Ayrıca geçmişte yaşanan kriz durumlarını göz önünde bulundurup, bunlar hakkında da düşüncelerinizi iletebilirsiniz. Çünkü artık pek çok firma kriz yönetiminde ne yapacağını bilen, hedefleri olan ve de planlamasını akla mantığa dayalı yapan kişilerle çalışmak istiyor. Siz bu yazıyı okuduğunuza göre, artık bunun bilincinde olan bir bireysiniz ve bunu kullanın !

Dış görüşünüze önem verin.
Bir diğer yazımda “İş görüşmesinde neler giyilmeli?” tarzında bir başlık ile size bununla ilgili detaylı bir bilgi vermiştim. Bu sebeple dilerseniz o yazıyı inceleyerek bu madde de daha detaylı bir bilgi sahibi olabilirsiniz. Görüşmeden 2 ya da 3 gün önce giyeceğiniz kıyafeti belirleyerek, bunu bir kuru temizlemecide temizletmeniz ve de hemen ardından dolabınızda asarak bekletmeniz sizi son gün krizinden kurtaracaktır.

Aynı zamanda eğer ki özel bir saç ya da sakal stiliniz yok ise çok göze batmamak ve de kendinize önem verdiğinizi karşı tarafa hissettirmek adına dilerseniz 1 gece önceden tıraş olabilirsiniz. Ağır bir tıraş losyonu yerine, hafif ve mümkünse fresh kokuya sahip bir losyon önerebilirim.

Hanımlar sizin için ise çok büyük bir topuz ya da abartılı bir saç stili değil de, topuz ya da düz bir fön çekilmiş saçı önerebilirim. Ayrıca makyajı da abartmayalım lütfen, kimsenin kafasını bulandırmaya gerek yok J

Lokasyon ve ulaşım konusunda bilgi edininiz.
İş görüşmesine gitmeden önce, görüşmenin yapılacağı lokasyon ile alakalı bir bilgi sahibi olun. Oturduğunuz yere olan uzaklığı, tahmini varış süreniz ve de otobüs,metro, deniz seferlerinin hangi saat aralığında yapıldığı ile alakalı bilgileri mutlaka birkaç gün öncesinden edinin. Çünkü bu sizin ilk iş gününüz olabilir bu yüzden zamanında orada olmaya özen göstermelisiniz. Aynı zamanda her türlü ihtimale karşın, normal varış mesafenizden yaklaşık bir 45 dakika kadar önce evden çıkmanızı öneririm. İş görüşmesine erken gidildiği için alınmayan henüz bir tanıdığım yok ama iş görüşmesine geç kaldığı için alınmayan pek çok insan bulabilirim J

Güler yüzlü olmaya özen gösterin.
Belki 1 gün öncesinde çok kötü şeyler yaşamış olabilirsiniz. Ya da dünyanın en talihsiz insanı olduğunuzu da düşünüyor olabilirsiniz. Ama ne olursa olsun, iş görüşmesine gideceğiniz sabah tüm bu kötü düşüncelerden arınmanız sizin için oldukça mühim. Çünkü belki de bu sizin hayatınızın işi olabilir ! Ya da tüm bu zorlukları atlatmanız için size sunulan büyük bir fırsat gibi de düşünebilirsiniz.

Bu sebeple mümkün mertebe kendinizi motive etmeye, tamamen iş görüşmesine odaklanmaya çalışın. Biliyorum, belki bu yaşanmışlıklara göre sizi biraz zorlayabilir. Ama eğer ki suratı asık ya da ağlamaklı bir ses tonu ile görüşmeye katılırsanız, hiç katılmamanız belki daha bile iyi olabilir. Kafanızı dağıtmak için köşedeki bakkala bir “Günaydın”, her gün yanından geçtiğiniz simitçiye bir “Hayırlı işler” gibi küçük sözcükler onların yüzlerini güldürdüğü gibi sizin de onlara baktıkça moral toplamanıza neden olabilir.

Ancak unutmamalısınız ki, her görüşme problemsiz ya da mükemmel geçmek zorunda değil. Beklemediğiniz bir soru ya da gelişme karşısında kendinizi hemen düşürmek yerine, motive olmaya çalışın ve hiçbir şeyin yüzünüzü düşürmesine izin vermeyin.

Görüşmeye giderken kendinize telkinde bulunun.
Biliyorum ki iş görüşmesine giderken çokça heyecan yapacaksınız. Ki bu çok doğal bir harekettir. Bu sebeple görüşmeye gitmek için evden çıkarken, görüşmeyle alakalı çok güzel geçeceği ile alakalı kendinize telkinde bulunabilirsiniz. Eğer ki stresli olduğunuzu hissediyorsanız, giderken kafanızı biraz dağıtmak için sevdiğiniz bir sanatçının bir albümünü kulaklığınızla dinleyebilir ya da günlük takip ettiğiniz bir gazeteyi okuyarak yolculuk edebilirsiniz. ( Eğer ki kendi aracınızla gidecekseniz, gazete okumayı aklınızdan çıkarın J )

Müzik dinlemek sizi rahatlattığı gibi, sevdiğiniz bir sanatçının sesi size öz güven tazeleyecektir. Böylece görüşmeniz çok daha başarılı geçebilir.

Gece yiyeceğiniz yiyeceklere dikkat edin.
Sabahında iş görüşmesine gideceğiniz günün arifesinde midenizin hoşlanmadığı şeyler yemekten kesinlikle uzak durun. Hele ki soğan, sarımsak gibi ağır kokan ve de dişlerinizi fırçalamakla bile kokusu zor geçecek olan yiyeceklerden mümkün mertebe uzak durun. Çünkü bu sizin konuşurken nefesinize etki edeceğinden dolayı, karşı tarafın bu rahatsız edici ağız kokunuzu çekmek istememesi nedeniyle görüşmenizin erkenden bitmesine neden olabilir.

Aynı zamanda midenizin hassas olması durumunda, midenizi rahatsız edecek yiyecekler de sizi sabah zor durumda bırakabilir. Şiddetli bir karın ağrısıyla gideceğiniz iş görüşmesinde ne kadar sağlıklı cümleler kurarak kendinizi ifade edebilirsiniz, bunu bir düşünün.

Dünya’nın sonunun olmadığını bilin.
Her ne kadar iş dünyasında iş bulmak zor olsa da, bazı durumlarda pek çok üniversite bitirmek yerine sağlam bir “dayı”nız olmasının pek çok şeyi değiştirebileceğini aklınızdan çıkarmayın. Görüşmenizin sonunda olumlu ya da olumsuz sonuç ne olursa olsun, bunun dünyanın sonu olmadığını ve de başvurduğunuz şirketin de dünyadaki eleman arayan tek şirket olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Siz elinizden gelenin en iyisini yapıp, her türlü işin üzerine düşerek elinizden geleni yapın. Gerisi artık tamamen sizi kaderiniz, kısmetiniz.

Haydi alın bu işi !
Artık yukarıdaki maddeleri yaptıysak ve bunların bilincinde olarak oraya gidiyorsak önümüzde bir engel kalmamış demektir. Artık top sizde ! İkna kabiliyetinizi kullanarak ( tabii ki yüzsüzlük ya da arsızlığın lüzmu yok ) bu iş görüşmesinin sonunda o pozisyona kendi adınızı yazdırın ! Tüm iş görüşmesine gidecek olan değerli okuyucularımın, istedikleri pozisyonlarda dolgun maaşlı bir şekilde iş dünyasına devam etmeleri dileğiyle… J

Son Yazılar
Bir cevap bırakın